Türk korku sineması son yıllarda biçimsel olarak daha cesur, anlatı bakımından ise daha katmanlı yapımlarla yeniden ivme kazanıyor. Bu dönüşümün öncülerinden biri de, çok yönlü sinema emekçisi Esma Şevik. Hem yazar, hem yönetmen yardımcısı, hem de oyuncu koçu olarak görev aldığı Türk – Amerikan ortak yapımı “Kulyas 2: Zikr-i Ayin”, sadece korkutmayı değil, düşündürmeyi de hedefleyen bir yapım olarak dikkat çekiyor. Korkunun fiziksel bir ürkütücülükten çok, psikolojik ve kültürel kodlarla işlendiği bu yapıtta, Şevik’in katkısı yalnızca teknik değil — aynı zamanda yaratıcı, sezgisel ve katmanlı bir bakış açısını da barındırıyor. Bu kez, hem filmin yapım sürecine hem de korku türüne olan yaklaşımına odaklanarak Esma Şevik ile yaratıcı sürecin derinliklerine iniyoruz. Buyurun röportajımıza…
“Kulyas 2: Zikr-i Ayin” İle İzleyicilere Nasıl Bir Deneyim Sunmak İstediniz? Hikâyenin Çıkış Noktası Neydi?

“Korku filmi deyince akıllara gelen klişeleri kırmak istedim. Evet klişe formlar yine kullandım ama işleyişi daha farklı oldu. Evrensel bir film olması en büyük çıkış noktası”.
“Kulyas 2: Zikr-i Ayin” Filminin Senaryo Süreci Nasıl Başladı? İlk İlham Kaynağınız Neydi?

“İlk filmimiz zaten çıkmıştı, ikincisi çok talep aldığı için yazmaya karar verdik. Herhangi bir olay ilham kaynağı olmadı. Ama ülkemizde olan yaşanmışlıklar tabii ki en büyük ilham kaynağı”.
Hem Senaryo Yazarı, Hem Yönetmen Yardımcısı Hem De Oyuncu Koçu Olarak Bu Projede Birden Fazla Rol Üstlendiniz. Bu Roller Birbirini Nasıl Besledi?

“Aslında hepsi birbirini tamamlıyor. Çünkü film benim hayal dünyamdan çıkma ve onarım sürecinde oyuncu koçluğu olsun yardımcı yönetmenlik olsun hayalimi daha doğru canlandırmaya vesile oluyor”.
Senaryoyu Yazarken Sizi En Çok Zorlayan Sahne Hangisiydi? Neden?

“Hepsi aynı derecede zorluk ve kolaylık açısından. Şu sahne daha çok zorladı diyemem”.
Filmde Yer Alan “Zikr” Ve “Ayin” Kavramlarının Kurgusal Ve Metaforik Boyutunu Nasıl Yorumluyorsunuz?

“Zikrin gerçek olması öncelikle çok önemli. Zikir sahnesi Rufai dergahının müritlerinin zikridir oyuncu olsun istemedik rahmani bir olayı oyuncular ile çekmek doğru gelmedi bize. Onlar da sağ olsunlar bu imkanı sundular bizlere. Ayin sahnesi de bir geçiş töreni olarak düşünüyorum. İki tarafın da ayrı boyutlarda bir manevi çemberi var”.
Türkiye’De Bu Türün Yeri Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?

“Korku türü en sevdiğim tür. Yazmasını ve işlemesini çok seviyorum çünkü bütün duyguları yansıtır ve yaşatır (doğru çekilirse). Ülkemizde zaten korku her bireyin zamanında yaşamış yada hala yasıyor olduğu, yada yaşayan kişilerden kulaktan dolma ruhaniyetini yaşadığı bir gerçek. O yüzden önemli bir yere sahiptir”.
Yönetmen Yardımcısı Olarak Sette En Kritik An Neydi Sizin İçin?

“Aygır gölünde buzun üstünde çekimleri yaptığımızda kısacık zaman dilimi içerisinde bu sahnelerin bitmesi ve güzel gerçekçi olması gerekiyordu. Tam güneşin batış anını yakalamak en kritik andı”.
Yönetmen Yunus Şevik İle Vizyonlarınız Ne Ölçüde Örtüşüyordu? Farklı Düşündüğünüz Anlar Oldu Mu?

“Tabii ki farklılıklar var ama bu farklılıklar daha güzel bir iş çıkarmaya fayda sağlıyor”.
Çekim Sürecinde Yaratıcı Kararların Uygulanması Aşamasında Nasıl Bir Koordinasyon Sağladınız?

“Yunus ile bu konuda hiç zorluk yaşamayız birbirimizi tamamlarız tam bir koordinasyon içerisindeyiz”.
Oyuncu Koçu Olarak Özellikle Korku Türünde Oyuncularla Çalışırken Nelere Dikkat Ediyorsunuz?

“Duygularının ve fiziki hareketlerinin doğal olması çok önemli. Gerçeğin dışında oyun sergilenmemesi gerekir.
Oyuncuların “Doğaüstü” Unsurlara İnanarak Değil, İkna Olarak Oynamalarını Nasıl Sağlıyorsunuz?

“Ortam ve senaryo birleştiğinde ve oyuna girdiklerinde bu gerçekleşiyor zaten. Ruhaniyet ve oyuncularla bağ çok önemli”
Bu Filmde Oyunculara Hazırlık Sürecinde Uyguladığınız Özel Bir Teknik Oldu Mu?

“Tabii ki biz normalde okuma provalarının yanında İtalyan çalışma yaparız. Tiyatroya oyuncu nasıl hazırlanırsa aynı şekilde tiyatral calısmalarımız ile ilerleriz”.
“Kulyas 2: Zikr-i Ayin” Filminin Devamı Ya Da Başka Bir Evrende Geçen Yeni Bir Proje Planınız Var Mı?

“Kulyas 3-4-5″, devam serileri olarak yeni projeler düşünüyoruz. Daha farklı ülkelerde farklı kombinasyonlarla evrensel projeler istiyoruz”.
İzleyicilere Ya Da Bu Alanda Çalışmak İsteyen Genç Sinemacılara Vermek İstediğiniz Bir Mesaj Var Mı?

“Bu sektöre yada sektörden her hangi bir alanında çalışmak isteyen herkese öncelikle sabır ve istikrar öneririm. Pes edersen biter. Ve cok calısmak. Hiçbir zaman ben artık oldum kafasında olmamalılar. Yoksa gelişim durur ve oldukları yerde etraflarında dönmeye başlarlar. Devamlı ileri planlamasında olsunlar. Umut her zaman vardır. Umudu besleyen sabır ve istikrarla çalışmaktır”.
Genel Yayın Yönetmeni : Murat Karakaş


