Türk korku sinemasında kendine özgü dili ve atmosferiyle dikkat çeken “Kulyas” efsanesi, yeni filmi “Kulyas 2: Zikr-i Ayin” ile sinemaseverleri yeniden karanlık bir yolculuğa davet ediyor. Bu kez perde, eski sırların ve kadim ritüellerin gölgesinde açılıyor. Hikâyenin merkezinde yer alan Gül Arslan, hem canlandırdığı karakterin ruhunu hem de setin perde arkasındaki heyecanı bizimle paylaştı. Onun gözünden film setinin gerilimi, karakterin psikolojik derinliği ve çekimler sırasında yaşanan unutulmaz anlar bu Röportajda sizi bekliyor. Hazırsanız başlıyoruz keyifli okumalar.
Bu Projeye Nasıl Dahil Oldunuz? Rol Size Nasıl Teklif Edildi?

“Bu projeye yönetmen bir arkadaşım vasıtasıyla dahil oldum. Önce Esma (Esma Şevik) Hanım ve Yunus (Yunus Şevik) Bey Audition istedi. Role çalıştım Audition attım. Auditionım kabul edidi role dahil olmuş oldum. Rol bana nasıl teklif edildi ? yönetmen arkadaşım Metin kuru sayesinde tanıştım. ”.
Canlandırdığınız Karakteri İlk Okuduğunuzda Ne Hissettiniz?

“Canlandırdığım karakteri okuduğumda hissettiğim şey kadının yani kadın karakterin “hala” karakterinin salt kötü bir karakter olması ve filmin içerisinde daha sonradan ikinci bir karaktere bürünerek “Cin” olarak karşımıza çıkması. Yani kilit bir karakter olduğunu hissettim ve bu da hoşuma gitti. Çünkü diğer bütün karakterlere bakıyorsunuz hepsinin adı var, geçmişi var, gelişmesi var. Olayın bir sonuç kısmı var. Fakat benim karakterim aslında “Ölü” bir karakter olduğu için. Kadının geçmişi yok, adı yok, sonrası yok. Dolayısıyla bu bende merak uyandırdı açıkçası. Böyle ikilemde kaldığım bir durumu canlandırmak istedim.”
Korku Türünde Oynamak Sizce Diğer Türlere Göre Daha Mı Zor?

“Evet daha zormuş; benim ilk korku deneyimim. Daha önce aksiyon tarzı veya biraz daha agresif rollerde oynamışlığım mevcuttu çok korkuya kaçmadan ama biraz korku durumlarını da vererek bazı projelerde geçmişte yer almıştılığım mevcuttu. Fakat hiçbiri tamamiyle bir korku filmi değildi. Dolayısıyla korku filminde oynamak diğer filmlere göre daha zor. Yüksek timing’de hızlı duygu geçişleri vermek, gerçekçi oyunculukla yansıtmak ve hızlı bir biçimde yaşayıp aktarmak gerekiyor. Dolayısıyla bu duygu durumlarını hızlı bir biçimde yaşayıp aktarmak gerekiyor. Zorluğu derken bunu kastettim. Tepkilerimizin yüksek beklenmesi sebebiyle zaman zaman duygu geçişlerimizi aktarırken zorlanmışlığımız olmuştur. Fakat bu durumda da Esma (Esma Şevik) hocamız oyuncu koçluğumuzu üstlendiği için bize yardımcı olarak çok desteklerini sundu. Yani gerek karakter analizi olarak olsun, gerek karaktere girmemizi sağlayarak olsun. Zaman zaman atmosferin o dokusuna dokunmamızı hissettirerek olsun. Yani Esma (Esma Şevik) hocanın çok katkıları olmuştur”.
Filmde Sizi En Çok Zorlayan Sahne Hangisiydi?

“Filmde benim “hadi” deyip döndüğüm bir sahne var. O sahne için çok kez tekrar yaptık tek zorlandığım sahne “hadi” kısmıydı çünkü istenilen bir “hadiii” deyişi vardı. o remix tutana kadar, o sekans tutana kadar çok kez prova aldık. Şimdi filmi izlediğimde o “hadi” kısmının nasıl bağlandığını gördüğümde, şu an anlıyorum ne demek istediklerini”.
Gerçek Hayatta Kolay Kolay Korkar Mısınız?

“Gerçek hayatta kolay kolay korkmam. Karanlıkta uyurum, gece karanlıkta dışarı çıkarım canım istediğinde, eğer çok istiyorsam gece saatinde banyomu da yaparım. Böyle bir korku durumum yok. Yalnızlığımdan da şikayetçi değilim. Ancak bazen rüyasal boyutlarımız olur. her insanda olduğu gibi rüyada uyarıcı mesaj bölümü varsa ve ben onu hissedersem korkabiliyorum. Ya da mesela korku değil ama tiksindiğim hayvan var fare gibi mesela onu sevmiyorum, sevemiyorum korku değil ama. Onun dışında gerçek hayatta pek fazla korkularım yok ama çok da üstüne gitmem yani mesela ben bir şeyden korkmuyorum diye geceye yarısı oturup evde tek başıma korku filmi açıp izlemem ya da bu filmin konusu olarak işlediğimiz gibi büyüydü vesaire tarzı varlıklarla meşgul olacak şekilde alanımı oluşturmam. Hiçbir şeyden korkmuyorum diyerekte bu alanlara girmem. Normal şekilde hayatıma bakarım ve tabii ki dua çalışmaları yapıyorum .Zaman zaman her insan gibi”.
Korku Filmlerinde Oynamak, Onları İzlemek Kadar Korkutucu Mu?

“Hayır bana göre korku filminde oynamak korkutucu değil. Benim oynadığım, canlandırdığım karakter için söylüyorum, ben kendi karakterimi oynarken ya da yansıtırken korkmadım ama benden korktular. Çünkü ben bir “Cini” oynuyordum. Fakat belki “Helen” gibi ya da diğer roldeki normal insanların canlandırdığı karakterler gibi bir karakter olsaydım. Belki korkmam gerekebilirdi ya da gerçekten korkabilirdim”
Filmde Kullanılan Özel Efektler Ya Da Makyajlar Sizi Nasıl Etkiledi?

“Filmde kullanılan özel efektler filmi izlediğimde çok güzel olmuştu. Çok beğendim. Beklentimin çok çok üzerinde bir film olarak 3D teknolojisi ile hazırlanmış adeta bana kendimi filmin içinde gibi hissettirdi. Benim makyajlarım günde bir saatte yapıldı, en az 45 dakikada da çıkartıldı. Makyaj sahneleri ilk başta zorladı”.
Bu Film Oyunculuk Kariyerinizde Nasıl Bir Yere Sahip?

“Kulyas 2: Zikr-i Ayin” korku filmi şu an sinemalarda yeni yayınlanıyor. Dolayısıyla oyunculuk kariyerimde olumlu etkilere sahip olacaktır diye düşünüyorum. Fakat ilerleyen dönem için. Çünkü şu an daha vizyonda olduğu için. İnsanların tamamının filmle ilgili düşüncelerini paylaşmasını bekliyoruz ve de film vizyondan kalktıktan sonra, internette yayınlanmaya başladıktan sonra, esas etkileri bence bize yansıyacaktır. Kendi açımdan bakacak olursam “Kulyas 2: Zikr-i Ayin” oyunculuk kariyerimde benim yapmak istediğim zor bedensel performanslara dayalı karakterler oynamak istediğim için, benim için hemen hemen ilk başlangıç seviyesi ya da nasıl diyeyim, daha önce buna benzer ama çok az nitelikte benzer bazı sahnelerim olmuştu geçmiş projelerde, onlarda da heyecan duymuştum ve bu tarz bir şey hayal etmiştim. Sanki aslında bu projede hayal ettiğim tarz bir performans ortaya çıktı. Kariyerimde bunun daha ilerisi için şeyler beklediğim için bunun bana bir başlangıç yol katabileceğini düşünüyorum umarım da inşallah öyle olur”.
Korku Türünde Başka Bir Projede Yer Almayı Düşünür Müsünüz?

“Öncelikle ilk bu projeye Yunus hoca sayesinde girdiğim için onlara saygısızlık olmaması adına önce Yunus (Yunus Şevik) hoca ve Esma (Esma Şevik) hocaya danışırım. Çünkü başka bir korku filmi aynı etkide olmazsa, beni olumsuz etkiler mi diye bir düşünürüm. O yüzden sürekli korku filmi çekmek değil ama aksiyonel, agresif rollerle ve bedensel performansa dayalı oyunculuklarla yer almak isterim. Buradaki salt film türü korkuysa buna tür koymak istemiyorum şu an için. Fakat sürekli herkesin korku filminde oynamayı düşünmüyorum. Dolayısıyla Yunus (Yunus Şevik) hoca ve Esma (Esma Şevik) hocanın “Kulyas” serisinin eğer devamı çekilirse. Devamında benim rolüm devam edecekse, aynı sırada gitmeyi onlarla düşünüyorum. Olmayacaksa da tabii ki önümüze bakacağız. Fakat her korku filmiyle değil. Yani orası çok ince bir iğne gibi bence. Dolayısıyla projeyi, yönetmenini, ekibi v.b. Biraz düşünmek gerek. Her ekip Yunus (Yunus Şevik) hocanın ekibi gibi olmayacaktır. Amacım korku filmlerinde olmak değil doğru projede yer almak”.
Gelecekte Hangi Türde Ya Da Hangi Yönetmenle Çalışmak İstersiniz?

Fantastik olabilir, Bilim Kurgu olabilir, Aksiyon istiyorum. Romantik Komedi olabilir vesaire. Önemli olan proje, ekip, hikaye ve oynayacağım karakter buna bakacağız. Onun dışında hangi yönetmenlerle çalışmak isterim çok fazla sayıda oyuncu olduğu gibi çok sayıda yönetmen de hepsini tanımamız mümkün değil. Ama içlerinde beğendiğim, daha önce çalıştığım ve şu anda çalıştığım. Yunus (Yunus Şevik) hoca gibi değerli yönetmenler mevcut. Kendileri ile bir daha yeni projelerde denk gelmek çalışmak isterim. Adnan Güler, Mustafa Altıoklar, Yunus Şevik gibi isimlerle tekrar çalışmak isterim. Şimdi aklıma gelenler bunlar tabii ki çok sayıda yönetmenle çalıştığım oldu. Ancak hatırlayamadım, unuttum zannetmesinler şu an aklıma gelenleri söylüyorum”.
Son Olarak Bu Röportajı Okuyacak Olan Sanatsal Faaliyetler Takipçilerine Söylemek İstediğiniz Bir Şeyler Var Mı?

“Evet var; bir kere sanatsal faaliyetler dergisini oluşturan sevgili meslektaşım, yazar, gazeteci dostumuz sayın Murat karakaş size çok teşekkürlerimizi sunuyorum. Benimle çok ilgilendiniz fotoğraflarımı çekmek için alan oluşturdunuz, benimle sohbet etmek istediniz. Bana zamanınızı ayırdınız. Bunlar çok büyük inceliktir. Yüzeysel geçmedi benimle konuşmanız. Bu yüzden sizi tanıdığıma çok sevindim aynı zamanda bir arkadaş kazandığımı, bir abi gibi, aile bağı olabileceğin bir seviyede bir dostluk kazandığımı düşünüyorum. Bu da beni çok mutlu etti. Çok iyi bir insansınız yani insanlığınızı sevdim sohbet ettik. Sizi tanıma fırsatına nail oldum çok mutlu oldum. İnşallah başarılarınızın devamını diliyorum. Sanatsal faaliyetler takipçileri siz de “Sanatsal Faaliyetler” takipçileri olarak bu platformun mimarı Murat Karakaş’ı tanıyıp, kendisine manevi anlamda destekler sunmanızı isterim. Pişman olmazsınız teşekkür ediyorum”.
Genel Yayın Yönetmeni : Murat Karakaş


