More
    Ana SayfaELEŞTİRİKadıköy Halk Tiyatrosu'nun "Celile, Nazım Hikmet’in Annesi"Tiyatro oyununun yorumu ile sizlerleyim

    Kadıköy Halk Tiyatrosu’nun “Celile, Nazım Hikmet’in Annesi”Tiyatro oyununun yorumu ile sizlerleyim

    Kadıköy Halk Tiyatrosu’nun “Celile, Nazım Hikmet’in Annesi” Tiyatro oyununu dün akşam Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde izleme şansı buldum.

    Günümüze kadar bir çok tiyatro oyununda hem sahne alan, hemde yöneten. Ali Yalçıner’in yazıp, yönettiği tek kişilik Tiyatro oyununda Ayşegül Yalçıner, Nazım Hikmet’in Annesi Celile hanımın hayatından kesitleri bizlere aktarıyor.

    Konusundan kısaca bahsedecek olursak ; Saray soylusu olarak başlayan, Galata Köprüsü’nde açlık grevine uzanan; şaşalı olduğu kadar, mücadele dolu bir hayat… Osmanlı’nın son yıllarında yasak aşkı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında oğlunun yaşamı ve özgürlüğü için verdiği mücadele ile konuşulan güçlü ve cesur bir kadın. Resimlerini insanlara verirken; “Bunu yatak odasına değil salona asın lütfen” diye tembih eden, Osmanlı’nın ilk kadın nü ressamının yaşamından kesitler sunuyor.

    Oyunun yorumuna geçmeden önce. Celile hanım kaynaklardan aldığım bilgi ile bizler için neden önemli onu anlatayım kısaca; Öncelikle ilk Türk kadın ressamların önde gelenlerinden biri, eski dönem kadınlar içerisinde gerçekten güzel kadın diyebileceğimiz bir güzelliği varmış. Küçük yaşlarda Fransızca, piyano ve resim dersleri almış. hatta resim konusunda o kadar ileri derecede yetenek göstermiş ki önde gelen kadın ressamlarımız arasında yer almış. Saray ressamı Zonaro’nun öğrenciliğini de yapmış. Ünlü şair Yahya Kemal “kirpikleri süzgün o ihanet dolu gözler rikkatle bakarken bile bir fırsatı özler” mısralarını celile hanım için yazmış. Ama asıl önemlisi çok önemli bir figür olmasına rağmen oğlu Nazım’ın isminin gölgesinde kalmış bir ressam.

    Ve geçelim dün akşamki izlenimlerime; Öncelikle şunu söyleyerek başlamak istiyorum. Yeni Tiyatro Dergisi Emek ve Başarı Ödülleri 2022’de “Yılın Performansı” ödülüne layık görülmüş bir oyuna davet edildiğim için gururluyum. Ali Yalçıner’in kaleme aldığı oyunun metninden devam edelim. Oyunda seyirci olarak duygudan duyguya savrulduğumuzu söylemem lazım. Alt metni yüksek bir oyun olduğunu rahat bir şekilde söyleyebilirim. Kadının sosyal, ekonomik ve politik yaşamda her zaman ikinci sınıf vatandaş olarak yer alması konusu başta olmak üzere bizlere ayrıca Dünya’nın neresinde olursanız olun kadın olmak zordur ancak Türkiye’de kadın olmak çok daha zordur diyor. Ve en önemlisi bana göre bu oyunda tüm kadınlara Celile hanım gibi cesur olmaları aşılanıyor. Hem tarihten bilgi alıyorsunuz hem de terapi alıyorsunuz. Ancak duygusallığı bir kenara bırakırsak, Ali Yalçıner bize olayların anlatıldığı dönemde yaşanılan sorunları kafaları kurcalamayan sade gayet pürüzsüz bir dil ile aktarmış. Ve rejisinde dekoru çok abartmamış zaten tek kişilik oyunlarda dekorun çok da bir önemi yoktur bilinçli bir Tiyatro seyircisi bunu zaten bilir. Müthiş bir sahne tekniği kullanarak oyunu bütün yönleriyle son derece başarılı bir biçimde irdelemiş.

    Bu noktada Ayşegül Yalçıner devreye giriyor yazarın bizlere anlatmak istediğini düşünce üstü eyleme dönüştürüp sahnede insan üstü bir performans ile seyircilere aktarıyor bana göre. Bir de Türküler ve Şiirler var ki. İlk Türk kadın ressam Celile hanımın yaşadığı mutlulukları, çektiği acıları tüm duygularıyla sahnede canlandırma sanatıyla seyirciye o kadar güzel vermiş ki anlatılmaz. Gidip bizzat yaşayarak görmenizi tavsiye ediyorum. Dramaturg Bülent Bayrak’ı da bu oyunda beğendiğimi rahatlıkla söyleyebilirim.

    Uzun sözün kısası ajandanıza not edin. 2022 – 2023 sezonunda izleme şansı bulursanız kaçırmayın ve muhakkak izleyin. İzlenilmesi gereken oyunlardan biri olduğunu düşünüyorum.

    Genel Yayın Yönetmeni : MURAT KARAKAŞ

    CEVAP VER

    Lütfen yorumunuzu giriniz!