More
    Ana SayfaRÖPORTAJTiyatro Kılçık'ta eğitim almaya başlayarak oyunculuğa adım atan yetenekli oyuncu Uğur Ercan...

    Tiyatro Kılçık’ta eğitim almaya başlayarak oyunculuğa adım atan yetenekli oyuncu Uğur Ercan ile birlikteyiz

    Tiyatro, bir sahne sanatıdır. Tiyatro eseri, olayları oluş yoluyla gösterir. Bu yönüyle konuşma ve eyleme dayanan bir gösteri sanatı olarak da tanımlanabilir. Tiyatro eserinin diğer türlerden en önemli farkı; diğer edebi eserler okumak ve dinlemek için yazılmışken, tiyatro oyununun sahnede seyirci önünde oynanmasıdır. Değer ölçülerini, izleyenin kanaat ve anlayışlarından alır. Göze görünür bir karaktere sahip olması, canlı olarak meydana geliş niteliğiyle toplum psikolojisine hitap eder. İşte bu noktada Tiyatro oyuncularının öneminden kısaca bahsederek devam edelim. insanı,insana anlatan tiyatronun olmazsa olmazından biridir tiyatro oyuncuları. gerçek tiyatro oyuncusu en sevdiğini kaybettiğinde bile gülümseyerek selam verebilendir. İşte bu sebepten dolayı Tiyatro Kılçık’ta eğitim almaya başlayarak oyunculuğa adım atan yetenekli oyuncu Uğur Ercan ile siz değerli Sanatsal faaliyetler takipçileri için bir araya geldik kendisi beni kırmadı sağ olsun ve güzel bir röportaja daha birlikte imza attık…

    Hazırsanız başlıyoruz keyifli okumalar.

    Sanatsal faaliyetler takipçilerine kendinizden bahseder misiniz?

    “Merhabalar Uğur Ercan ben. 28 yaşındayım. Tiyatro oyuncusuyum aynı zamanda Dizi ve Sinema filmlerinde de oyunculuk yapıyorum. Yedi yıldır bu sektördeyim. Meslekte kendi çabalarımca mücadele veriyorum değerli insanlar ile birlikte güzelce ilerlemeye çalışıyorum elimden geldikçe”.

    Oyunculuk anlamında standartlarınız neler?

    Oyunculuk anlamında standartlarım tabi ki Tiyatro olarak başlıyor Dizi ve Sinema filmi ve Reklam da projelerim içerisinde yer alıyor. Tiyatro Kılçık’ta eğitim alarak başladım. Atölye oyunlarında yer aldım öncelikle… Daha sonra ana kadrosuna geçip çeşitli çocuk ve yetişkin oyunlarında yer aldım Tiyatro Kılçık içerisinde. Bu sezon Veronica’nın Dünyası’nı oynuyorduk. Tabi pandemi koşulları niteliğinde maalesef ki oyunlarımız durdu. Hatta Tiyatro Kılçık’ta da kurumsal firmalar da skeçler şeklinde de oyunlar yaptık. Tabi onlar da durdu maalesef… İnşallah açılır inşallah düzelir diye umuyorum. Bu sezon seyirlik sanat ile anlaştım. Seyirlik sanat ile de Beşi Bir Yerde isimli bir tiyatro oyunu çıkaracağız kısmet olursa yakında. Tiyatroda böyle… Televizyon olarak da en son Şampiyon dizisinde yer aldım ama kısmet olursa tabi ki yeni projelere yeni işlere daima açığız diyebilirim.

    Oyunculuk hayatınızın merkezi mi yoksa mesleğiniz mi nasıl bakıyorsunuz oyunculuğa?

    “Her ikisi de diyebilirim aslında. Çünkü oyunculuk benim vaz geçilmez bir alanım diyebilirim çünkü bir hayal ile başlamıştı bende. Öğretmenlerime söyleyerek başladığım bir hayaldi bu. Kimse inanmıyordu bana ama bir baktım o hayal gerçek oldu ve çok da ileri gitmesi için de mücadelesini veriyorum diyebilirim. Çünkü bu hayat mücadeleden ibaret”.

    Günümüzde şöhret ve ünlü olmak için neden bu kadar arzu ediliyor ne dersiniz?

    “Güzel bir soru teşekkür ederim öncelikle. Ünlü olmak kaygısı ya da ünlü olmak bir şeylerin ispatı gibi bir şey insanların üzerinde. Yani magazinsel olaylara çok çabuk takılıyoruz. Hayatın pembe noktası hani o her şey tozlu pembe diyoruz ya hep oradan geliyor gibi bir algı yaratılıyor aslında. Aslında mutluluğu belki de o yerlerde arıyoruz açıkçası. Birileri bizi tanısın, Birileri bizi bilsin, bizi görsün, sevsin istiyoruz. Bu durum belki kendi eksikliğimizden kaynaklı olabilir. Bu tabi ki kötü bir şey değil ama magazinsel olaylara çok takılmamak lazım. Her şey aslında magazinsel sayfalarda gezen insanların gördüğü gibi günlük gülistanlık şeyler değil diyebilirim. “Tanrım, bir gün bütün insanlara istedikleri kadar Para ver ün ver şöhret ver ki asıl ihtiyaçlarının o olmadığını anlayabilsinler”. Diyor Jim Carrey. Ama tabi ki işini yapıp da işinde iyi yerlere gelebiliyorsan o da ayrı bir meziyet o da ayrı bir senin ünlü olma durumundur diyebilirim”.

    Sektörün artı ve eksileri için neler söylersiniz?

    “Sektörün artı ve eksileri o kadar çok ki aslında. Eksi olarak ben şunu gördüm herkes kendi adamını koruyor diyebilirim bu sektörde. Artı olarak … Her zaman en üstteki adamın değil de en alttaki adamın bile ne kadar yetenekli olduğunu görebilmek, en alttaki adamı bile en üste çıkarabilmek için ona o kapıları o yolları açmak diyebilirim”.

    Güne başlamanın en iyi yolu nedir?

    “Güne başlamanın en iyi yolu düzenli bir uykudan geçiyor açıkçası. Çünkü bedenimiz hem dinlenmiş oluyor hem de kendini uyurken çok iyi bir şekilde tedavi etmiş oluyor diyebilirim. yani örnek veriyorum yedi – sekiz saat uyumak. Güne başlamanın en iyi yollarlından biridir… Tabii ki Uyandıktan sonra sabahları bir saat yürüyüş yapabiliyorsak Hele ki oyunculuk gibi meslekte ilgileniyorsak Tiyatro yapıyorsak. Bedenimizi çok iyi kullanabilmemiz gerekiyor Sabahları spor… Ardından güzel bir kahvaltı, yapmamız gereken işler varsa erken kalkıp o işleri de yerine koymamız gerektiğine inanıyorum. Çünkü atalarımızın güzel bir sözü vardır “Erken kalkan erken yol alır” o sözle hareket ettim ben hep hayatımda hayatım boyunca… Box eğitimi aldım, kılıç eğitimi aldım, at binme eğitimi aldım. Bunların hepsini bir güne sığdırıyordum. O yüzden düzenli bir uykunun faydalı olacağına inanıyorum ben”.

    Yeni projelerinizden de bahsedebilir misiniz ?

    “Yeni projelerle ilgili de kısmet olursa… Bu sezon belki Netflix’e bir iş olacak. Şu an onun haberini onun görüşmelerini bekliyorum. Bir demo çekeceğiz kısa zamanda. O demo Netflix tarafından senaryosu onaylandığında inşallah başlamış oluruz kanaatindeyim. Kısmet olursa öyle bir şey olacak. Ufak tefek tabi dizi teklifleri sinema teklifleri oluyor ama değerlendirme aşamasındayız şu an kendi menajerimle birlikte. İşte dediğim gibi Seyirlik Sanat ile anlaştık bir tiyatro oyunu çıkaracağız kısmet olursa. Tiyatro Kılçık’ın ileriki zamanlarda bir tiyatro oyunu çıkartma ihtimali var. Orada da kısmet olursa beni tekrar göreceksiniz. Bu şekilde devam edecek inşallah”.

    Oyunculuğun misyonunun ne olduğuna inanıyorsunuz?

    “Oyunculuğun misyonunun insanların bakış açısı diyebilirim ve bizlerin aslında insanlara ne anlatmak istediği. Bizler kendimizi çok iyi anlatmamız gerekiyor. Yaptığımız tiyatro oyununda yaptığımız karakterde verdiğimiz her şeyde bence çok net ve sadelikle insanlığa ne anlatmamız ve insanlığa nasıl eğitilmemiz gerektiğini aslında içerik olarak üretip insanlara anlatmamız gerektiğine inanan biriyim ben. Ürettiğimiz bir çok tiyatro oyununda da bunu görüyorum. Çünkü “Tiyatro İnsanı İnsana İnsan Yoluyla Anlatma Sanatı” olduğu için bence bu şekilde ilerlemesi çok daha iyi olur diye düşünüyorum. Tüm bunlara ek olarak şunu da söylemek istiyorum bir oyuncunun kendini geliştirmesi, kendine yatırım yapması, kendine alanlar üretmesi… Bunlarda oyunculuğun misyonu olarak değerlendirilebilir”.

    Sanatsal faaliyetler takipçilerine son olarak neler söylemek istersiniz ?

    Son olarak şunu söylemek isterim: Sanatsal faaliyetler takipçileri lütfen inandığınız şeylerden lütfen inancınız olan şeylerden vaz geçmeyin. Hayal mi koydunuz önünüze hedef mi koydunuz hayal mi ettiniz bir rüyanız mı var? Onu gerçekleştirmek, onu faaliyete dökmek her şey sizin elinizde. Unutmayın dünyaya altın bir tepsi ile gelmedik. Dünyaya yukarıdan bırakılmadık. Bir amaç uğruna, bir görev uğruna bu dünyaya geldik. Herkes görevini alıp bir şekilde bu hayata devam ediyor. Bence inandığınız şeylerden vaz geçmeyin. Mücadele ruhunu kaybetmeyin çünkü hayat çok güzel. Hayat gerçekten yaşamaya değer ki yaşamayı bilene bu. Çünkü negatif enerjileri çok çabuk çekebiliyoruz biz. Negatif ürettiğimiz için de pozitifte hiçbir zaman kalamıyoruz. Amacımız her zaman pozitif kalmak. İyi niyet ile, dua ile güzellik ile pozitif kalıp hayata bakış açılarımızı değerlendirmemiz lazım çünkü hayatta ne yaşarsan yaşa onu mutlaka tatbik edersin. Bu arada Benim hedefim Altın Kelebek’te en iyi erkek oyuncu ödülü alabilmek Bu benim şu anki en büyük hedeflerinin arasında “İnanmak başarmanın yarısıdır” demişler başaracağıma inanıyorum. Buradan da Cumhuriyetimizin 97. Yaşını en içten dileklerimle en kalbi duygularımla kutluyorum. Sevgili ulu önderimiz baş komutan gazi Mustafa Kemal Atatürk onun silah arkadaşları, siyasi arkadaşları ve bu vatan uğruna canını vermiş olan tüm şehitlerimizi rahmetle, saygıyla özlemle, minnetle anıyorum.

    Genel Yayın Editörü : Murat Karakaş