More
    Ana SayfaRÖPORTAJDaima gözlerinin içi gülüyor, çok neşeli ve pozitif bir insan Özlem Savaş...

    Daima gözlerinin içi gülüyor, çok neşeli ve pozitif bir insan Özlem Savaş ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik

    1988’de çekilen dönemin izlenme rekorları kıran sinema filmi Salıncakta Üç Kişi’deki oyunculuğuyla dikkat çekti.  Dönemin ünlü erkek oyuncularıyla birlikte kamera karşısına geçtiği çok sayıda filmde rol aldı. Ben oyuncuyum diyen bir çok kişinin cesaret edemediği zor rolleri üstlenerek ve en önemlisi o karakterleri bize sevdirerek başarının anahtarını elinde tutmayı bildi bana göre. Bugün artık eskisi kadar kameralar karşısında olmasa da sinemamızın unutulmaz oyuncuları arasında çoktan yerini aldı. Daima gözlerinin içi gülüyor, çok neşeli ve pozitif bir insan Özlem Savaş ile sanatsal faaliyetler takipçileri için keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

    Bize Kendinizden Bahseder misiniz ?

    Liseyi Şişli Terakki lise’ sinde okudum ikincilik ile bitirdim. O sırada TÜBİTAK sınavları vardı. TÜBİTAK matematik ve fizik sınavlarına katıldım. Matematikte Türkiye ikincisi, fizikte Türkiye üçüncüsü oldum. Sonra Boğaziçi Üniversitesi’ni kazandım. Aynı sene bilgisayar mühendisliği için orada dört sene artı iki sene. Toplam altı sene de master yaptım. Kısaca başarılı bir okul hayatım oldu. O sırada tiyatroyla tanıştım ve tiyatro,televizyon, sinema ve sahne. Bu işleri yaptım. Şarkıcılık yaptım. Ankara Altındağ’da assolistlik yaptım. Kıbrıs, Adana, Sürmeli gibi çok büyük otellerde assolist olarak çıktım. Sinema her zaman önceliğim oldu.Kemal Sunal ile Şaban Askerde dizisi Türkiye’de ilk Uzun soluklu ve Ulusal Kanal’da yayınlanmış önemli işlerden biriydi. Abuzer Kadayıf filminde bir oyla altın portakalı kaybettim. Kadir İnanır ile film çektim ve daha birçok proje. On sene ara vermiştim. En son yaptığım iş  ise geçen sene Kalbimdeki Deniz isimli dizide rol aldım. İnşallah devamı da gelecek.

    Neden bu mesleği seçtiniz?

    Bu mesleği tesadüf olarak seçtim; Beşiktaş’ta otururken yan komşumuz Hülya Uçansu bana ” neden bir cast ajansına gitmiyorsun Çok hoş kadınsın çok akıllısın” dedi . Tabi gençlikte var. Böylece ben yapım şirketine gittim. Yaşar Alptekin’in oynayacağı ve başrol aranan bir film vardı. Salıncakta Üç Kişi, hemen akabinde benim resimlerimi görüp beğenmişler ve Yaşar’la film çektikten sonra bu hayata başlamış oldum. Sonra da açıkçası hiç düşünmedim kendi işimi yapmayı.

    “İnsanın bence en en önemli Yargıcı yine kendisi olmalı”

    Başarılı olurum veya olmam kaygısı yaşadınız mı veya yaşıyor musunuz?

    Başarılı olmak her zaman Benim çocukluğumdan beri en büyük en büyük yapı taşım oldu diyelim. Aslında Bazen düşünüyorum başarılı olmak neden benim için bu kadar önemli çünkü öyle sevmişim öyle sevgiyi bulduğumu düşünmüşüm herkes sevilmek ve onaylanmak için motive olur ve öyle hareket eder. Benim başarılı olduğum alanlar o kadar çok ki bunu sürdürmek belki de çok önemli oldu. Evet başarı benim için çok çok çok önemli başarılı olurum ya da olmam kaygısı tabii ki yaşadım, çok yaşadım hatta bunun üstesinden gelemediğim için çok daraldığım zamanlar olmuştur. Ama bunu çok problem etmediğiniz de başarı kendiliğinden geliyor. Yani insanın aslında kendisi kendi kendine engel oluşturuyor. Her zaman bu böyledir buna da çok sıkı sıkıya inanıyorum. O yüzden insanın mutlaka başarılı olabilmesi için önce kendinden korkmaması kendine güvenmesi ve insanlar ne söyler diye kaygılanmaması gerekiyor insanın bence en önemli Yargıcı yine kendisi olmalı başkaları değil.

    “Çünkü insan hiçbir zaman aynı kalmıyor”

    Siz geçmişte yaptığınız hatalarla yüzleşebilme cesareti gösterebilenlerden misiniz?

    Geçmişte yaptığım tüm hataları tabii ki kabul ediyorum. Aslında çok klasik gibi görünse de bu hataların beni günbegün sürekli değiştirdiğini her geçen gün farklı bir strateji ile uyandığımı içsel bir strateji bu. Çünkü insan hiçbir zaman aynı kalmıyor her gün, her saat Ama tabii ki bunu düşünen insanlar için geçerli yani düşünen sorgulayan. Ben hata olarak gördüğüm zamanlarda başıma gelen değil ama kendimin farkında olmadığım seçimlerimde yaşadığım her şeyi çok seviyorum. Çünkü hakikaten onlar olmasaydı ben şu anda bu kadar sağlıklı düşünebilen bu kadar hayata umutla bakan bir insan olmayacaktım.

    “Psikolojik açılımları olan, insanı anlamaya yönelik kitaplar ile ilgileniyorum”

    Oyunculuk dışında neler yapıyorsunuz ?

    Oyunculuk dışında ben boş vakitlerimi hep böyle bir şeyler üretmek, öğrenmek ile geçiren bir insanım çocukluğumdan beri çok kitap  okuyorum, çok çeşitli kitaplar okuyorum. Ama en çok da psikolojik açılımları olan, insanı anlamaya yönelik kitaplar ile ilgileniyorum. Bu arada resme çok büyük ilgim var. Kara kalemim her zaman çok iyi olmuştur, yağlı boya deneyimlerim var, onda çok başarılı değilim. Yapmak istediklerim var. Bazen de boş boş oturarak, dinlenerek, hiçbir şey yapmadan kullanmak olabiliyor.

    Yaşamak istediğiniz şehir hangisi ?

    Yaşamak istediğim bir şehir Tabii ki doğup büyüdüğüm şehir; Çünkü başka ülkelerde kendi toprağını, kendi evini, kendi tanıdıklarını ve haşır neşir olduğun yüzleri görmek istiyorsun. O yüzden benim için en yaşamak istediğim şehir İstanbul. 

    Herkes Gibi Hayranı Olduğunuz Bir Ünlü Var mı?

    Hayran Olduğum ünlüler Tabii ki var çok fazla; Yurt dışında da var. Ama bunları tek tek saymak bana başka unuttuğum insanlara haksızlık yapmış gibi hissettirir bana. O yüzden Hayran Olduğum ünlülerden  bahsetmek istemiyorum. Beraber rol aldığım kişiler benim için çok önemli, birlikte film ve dizi çektiğimiz yönetmenler çok önemli tabii ki. Mesela Kemal Sunal onların en başında gelir, Kadir İnanır. daha çok çalıştığım insanlar ve gördüğüm kişiler beni etkilemiştir hayatta. O yüzden bana göre hayranlık tümüyle olacak bir şey. 

    “Kahvaltı öğünlerin en önemlisi”

    Güne Başlamanın En Güzel Yolu Nedir Sizin İçin?

    Güzel bir güne başlamanın en iyi yolu gece uykusu; Huzurlu bir uyku çekmekten başlar. Yani Yeni gün’ün hazırlığı her zaman geceden yapılır bana göre.Sabah gözümü açar açmaz Kahvemi içiyorum duş aldıktan sonra o gün yapacaklarımı zaten not almış olduğumdan eğer iş zamanı ise onları tek tek yerine getiriyorum ama sıkı bir kahvaltı benim için çok önemli. Kahvaltı öğünlerin en önemlisi. Dolayısıyla zevkle yediğim bir kahvaltıdan sonra hazırlıklarımı yapıp dışarı çıkıyorum. Evdeysen çok daha güzel şeyler yapıyorum; İşte az öncede bahsettiğim gibi resim, bir kitap, film izlemek yada çiçeklerimle ilgilenmek. Çünkü Yeşilliği çok seviyorum, çok spor yapıyorum hemen hemen her gün bir buçuk saat gitmeye çalışıyorum gidemediğim zamanlarda vicdan azabı çekiyorum o hale geldim. Yüzmeyi çok seviyorum şükür ki sitenin içinde hep böyle bir imkan var. Hafta sonları yüzmeye gayret ediyorum. Kendime ait hazırlıklarım gün içinde yaptıklarım bunlar.

    En son izlediğiniz film ?

    En son izlediğim film bir belgesel. Aslında film çok izliyorum, ama geçen gün Digitürk’te astronotların nasıl bu işe alındığı ve nasıl hazırlandığı ile ilgili bir belgesel izledim.  birinci kısmından başladım kısım kısım gidiyor, çok keyifliydi. İnsanlar nasıl, neler yapıyor bunları anlatıyorlar. Mesela helikoptere hiç binmemiş, hiç kullanmamış biri yanında bir uzmanla birlikte ilk defa helikopteri ayakta tutmaya çalışıyor. Tabii ki bu bir beceri olarak algılanıyor falan çok enteresandır. 

    “Bizi savaştan kurtaracak beynimizi açacak tek şey onun için”

    Aşk, politika, hayat, savaş bu kelimeler size ne ifade ediyor ?

    Politikayı çok seviyorum; Siyasi kanallar, tartışmalar, güncel haberler, köşe yazıları ile çok ilgileniyorum. Çünkü bir vatandaş olarak ülkemin ne durumda olduğunu farklı fikirler üreten insanlardan dinlemek çok hoşuma gidiyor, kapışmaları izlemek çok hoşuma gidiyor. Önümüzde seçim var malum. Savaş konusunda ne söylenebilir keşke olmasa. Ülke nereye gidiyor, Dünya nereye gidiyor, neden uzlaşmacı değiliz. Dünyanın var olduğundan beri bu savaşlar hep var. dediğim gibi keşke olmasa. Mesela Suriyelileri görüyoruz, savaştan kaçıp gelenler, başka ülkelere giderken denizlerde helak olanlar çok üzücü bunlar. Herkesin yaşama hakkı var hepimizin bu şartlarda ömrümüz ne kadarsa. Türkiyede, başka ülkelerde. İnsan olarak haklarımızı savunarak yaşamalıyız. Sanat belki de bizi savaştan kurtaracak beynimizi açacak tek şey onun için sanata ve sanatçıya duyarlı olmamız gerekiyor. Politika çok önemli, güçlü devlet olmak çok önemli, bunun için dengeleri çok iyi kurmak gerekiyor. Bunu yapan politikacılarımızı seviyoruz. Bu seçimde ne olur bilmiyorum ama inşallah ülkem ve Dünya için dünya için en hayırlısı olsun.

    Yanıtlarınız için teşekkür ederim. Bizi kırmayıp röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için.

    Uzun zamandır bu kadar güzel sorularla karşılaşmamıştım. Çok teşekkür ederim bu güzel röportaj için.

    Genel Yayın Editörü : Murat Karakaş